Kayıtlar

2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Babası ve Oğlu

Resim
18 Aralık 1910 İçerikleri besbelli değilse, (şu an önümdekinde olduğu gibi, önemli bir şey içermediği sezinlenebilse de) mektupları bir süre açmaksızın bekletişime, yalnızca güçsüzlüğümün, korkaklığımın neden olduğunu bilmesem; bu konuda gösterdiğim titizlik, belki de sabırsızca beni bekleyen birinin bulunduğu bir odanın kapısı önündeki çekingenliğimi andırmasa; bu uygulamanın kusursuzcasına iyi bir yöntem olduğu ileri sürülebilirdi. Bunu söylemek de, kendimi ayrıcalıklı bir yere koymak, mektuba ilişkin her şeye, alabildiğine geniş davranmak anlamına geliyor. Onu ağır ağır açmalı, ağır ve yineleyerek okumalı, düşünüp taşınarak, birçok taslaktan sonra temize çekmeli, postalamadan önce bile, daha bir süre beklemeliyim. Tüm bunlara gücüm erer ya, mektupların ani baskınından kaçınamıyor kişi. Gene de, yapmacık bir biçimde de, ağıra satabilirim kendimi, uzun süre açmam, masanın üzerinde bekler beni, bana sunar kendini, ben de sürekli olarak elimde tutarım onu, ancak evetlemeden. Kafka (1983...

Her Zaman Masum muyuz?

Resim
Belki de toplumsal ve duygusal ikiyüzlülük örneklerine sıkça rastladığımız bir ülkenin insanları olduğumuz için anlatılarımızda tarihimizi ele alışımız böylesine naiftir; çünkü bu anlatılarda bir taraf her zaman masumdur ya da ötekinden daha masumdur. Tarihin, bir anlatı olarak nasıl sunulduğu düşünüldüğünde, kuşkusuz öncelikle geçmişle karşılaşılır. Zaman, temel kavramdır. Sonuçlara bakılıp nedenlerin açıklanmaya çalışıldığı söylenebilir. Varolan, görülebilen durumdan hareketle varolmayan, görülemeyen kaynaklara ulaşılmaya çalışılır. Bu süreçte her ne kadar birtakım belgeler gösterilebiliyorsa da bu belgelerde, istenildiğinde her zaman kuşku uyandıracak bir yan bulmak olasıdır; çünkü biliyoruz ki olayların seçimi ve yorumlanması siyasi eğilim, toplumsal ya da ulusal kimlik, cinsiyet gibi sayısı daha da artırılabilecek birçok özelliğe bağlı olarak değişiklik gösterir. Sonuçlardan nedene doğru yol alışta, bilebildiğimiz kadarıyla aydınlık olan bugünden geçmişe, en karanlığa ulaşılmaya ç...

Film Bir Tarihçi İçin İstenilmeyen Bir Belge Olabilir mi?

Resim
Bir tarihçi olan Marc Ferro, ''gerçeğin görüntüsü olsun ya da olmasın, ister belge ya da kurmaca, isterse gerçek ya da tümden düşsel entrika olsun'', bir belge olarak ele aldığı filmleri tarihle ilintilendirerek inceliyor. Ferro'nun, bu tür inceleme yazılarının toplandığı ''Sinema ve Tarih'' adlı kitabı, baştan sona ilgi çekici saptamalarla dolu. Kitabı okudukça, bize sunulan görüntülerin, sandığımızdan da çok tarih olduğunu kavrıyoruz.

Eski Yeni

Resim
Geçen yüzyılın bitimine üç yıl kala, Kitap-lık dergisi, Waterstone pazarlamacılarının, Channel 4’ün Bookchoise programı ile birleşerek 25.000 kişiye yönelttikleri “bu yüzyılda tercih ettiğiniz kitaplar” sorusunun genel sonucunu yayınlamıştı.“Yüzyılın Yüz Kitabı” adı altında sunulan listede, The Lord of the Rings adlı eseriyle John Ronald Reuel Tolkien (1892-1973) 5000’in biraz üzerinde oy toplayarak, ilk sırada yer alıyordu. 1954 ve 1955 yıllarında üç cilt olarak yayınlanan eserle buluşmak için Türk okuru, 1991’i bekleyecek ve sonrasında da eser, Yüzüklerin Efendisi adıyla, Türk okuru için de en çok okunanlar arasına girecekti.