Kayıtlar

2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

SONSUZ OKUR ÖYKÜLERİ XIII

Resim
ALDOUS HUXLEY (1890-1976) 24 ARALIK 2012 Pazartesi 16:30-18:30 İletişim  Bilimleri Fakültesi 3. Kat Toplantı Odası

SONSUZ OKUR ÖYKÜLERİ XII

Resim
AGATHA CHRISTIE (1890 - 1976) 10 ARALIK 2012 Pazartesi 16:30-18:30 İletişim  Bilimleri Fakültesi 3. Kat Toplantı Odası

SONSUZ OKUR ÖYKÜLERİ XI

Resim
Chris Rojek ( PhD 1992-University of Glasgow) Bazı insanlar için başkalarının ''hayranlığını çekmek'' ve ''arzu edilmek'' neden çok önemlidir? Gündemde kalmak, görünür olmak için neden her türlü yola başvururlar? Peki, hayranlar neden şöhretleri izler, onlara bağlanır ve imrenirler; kendilerini ölçmek için neden başkasını kıstas alırlar? Şöhretler, yalnızca medya tarafından imal edilip imge tüketicisi izleyicilere sunulan basit birer fabrikasyon ürün değildir. Olumlu değerleri temsil eden şöhretler kadar olumsuz değerleri temsil eden seri katiller gibi kötü şöhretler de vardır. Çoğu zaman onlar da anti-kahraman figürü olarak görülüp, yüceltilirler. Öyleyse şöhretleri imal eden, onların imajlarını oluşturan, temsil edecek değerleri belirleyip sunan medya ile beraber, izleyicilerin ve medya topluluklarının arzularla ve şöhretlerle kurdukları duygusal ilişkiler de incelenmelidir. 26 KASIM 2012 Pazartesi 16:30-18:30 İletişim  Bil...

SONSUZ OKUR ÖYKÜLERİ X

Resim
İ ZAK BABEL   (1894 - 1940)  ODESSA ÖYKÜLERİ   12 KASIM 2012 Pazartesi 16:30-18:30 İletişim  Bilimleri Fakültesi 3. Kat Toplantı Odası

SONSUZ OKUR ÖYKÜLERİ IX

Resim
JOHN FOWLES (31 Mart 1926, Essex - 5 Kasım 2005, Lyme Regis )  KOLEKSİYONCU Koleksiyoncu, İngiliz edebiyatının önde gelen yazarlarından John Fowles'un , birçok yayınevinden geri çevrilme talihsizliğini yaşayan; ama yayımlandığında kendisine bugünkü ününü getiren ilk romanı. Fransız Teğmenin Kadını, Yaratık, Mantissa ve Büyücü gibi başyapıtların habercisi ... 15 EKİM 2012 Pazartesi 16:30-18:30 İletişim  Bilimleri Fakültesi 3. Kat Toplantı Odası

SONSUZ OKUR ÖYKÜLERİ VIII

VÜS’AT O. BENER  (1922-2005)  DOST-YAŞAMASIZ "...Yazdıklarım trajediden komediye, komediden trajediye akıyor. Konuşmayı seviyorum. Gevezeyim de galiba. Yaşadığım, gözlemlediğim şeyleri yazayım istiyorum. Birileri yazsın veyahut ben yazayım. Olmuyor ama. Yazdıktan sonra, başka türlü anlatılmalı, diyorum. Başka türlü nasıl anlatılır? Zamanı gelir, diyorum. Zamanı gelince önemi olmuyor, bugüne kadar benden çıkan her şey 'zamanı gelir' dediklerim, 'işte budur'lar değil." 21 MART 2012 Çarşamba 16:30-18:30 İletişim  Bilimleri Fakültesi 3. Kat Toplantı Odası

SONSUZ OKUR ÖYKÜLERİ VII

Resim
YANN MARTEL   (1963- Salamanca / İspanya )  Pİ'NİN YAŞAMI “ Kimin ne okuduğu, kitap okuyup okumadığı kendi bileceği iş. Sıradan insanların ne yaptığı beni ilgilendirmiyor, insanlara nasıl yaşayacaklarını söylemek bana düşmez ama benim üzerimde söz hakkı olan insanlar söz konusu olunca durum farklı. Onların okumalarını istiyorum çünkü sınırlı, vasat hayalleri bir gün benim kabuslarıma dönüşebilir.”  Yann Martel 07 MART 2012 Çarşamba 16:30-18:30 İletişim  Bilimleri Fakültesi’nin Kantini

SONSUZ OKUR ÖYKÜLERİ VI

UMBERTO ECO PRAG MEZARLIĞI “Yakın bir zamanda 80 yaşına gireceğim. Sanırım artık daha fazla yazamayacağım. Ve insanlık güvende olacak.” Umberto Eco “Sevgiye adanmış sayısız roman var ama artık sevgiden çok daha yaygın bir duygu olan nefreti anlatmak için bir roman yazmanın zamanı gelmişti. Yaygın; çünkü nefret olmasaydı, savaş, suç ve ırkçılık da olmazdı. Sevgi, seçicidir (“Seni seviyorum, sen de beni seviyorsun, öyleyse dünyanın geri kalanı bizim ilişkimizin tamamen dışında.”) Nefretse tümüyle kolektif ve toplumsaldır. Mesela bir ulus başka bir ulustan nefret edebiliyor. Nefreti beslemek, diktatörlerin takipçilerini bir arada tutabilmelerini sağlayan bir yol, diktatörler bu yüzden hep nefret talep ediyor, sevgi değil. Hatırlıyorum; çocukluğum faşist diktatörlükle yönetilen bir ülkede geçti, bize durmadan başka ülkelerin uluslarından nefret etmeyi öğretiyorlardı, Fransızlardan, İngilizlerden, Amerikalılardan… Sevmeye teşvik edildiğimiz tek insan Mussolini’ydi . Bu eğitim...

SONSUZ OKUR ÖYKÜLERİ V

Resim
Onat Kutlar  (25 Ocak 1936, Alanya – 11 Ocak 1995, İstanbul) “ Yıllardır buraya gelirim. Ne zaman bir bahar günü o esinti, sessiz tilkiler gibi otların tepelerini karartıp geçtiğinde yüreğimde bir güvensizlik büyüse, kalkar buraya gelirim. Ne zaman yağmurların yağmayacağından, toprağa dökülen buğdayların tuzlu kumlar arasına sığışıp sessizce öleceklerinden, arkalarında ağaçların boz kemiklerinden başka hiçbir şey bırakmayan o korkunç çekirge sürülerinden ve zaman zaman tepeme binen sebepsiz cinayet isteğinden korksam, kalkar buraya gelirim. Oysa burada Tanrı, çoktan yanmıştır.”(İshak) “Büyükanne birden yemeğe başlamadığını fark etti. Ve o anda içine usulca doluşan o kıvamlı sabır ve kıvanç duygusuna gömüldü. Bu duygu ona uzun zaman aynı cepte ısınmış rahat bir elin bildik anılarını çağırdı. Bunca yıldır her sıkıntının, her acının, nice ramazan günlerinin sonunda gelen buydu işte. Böyle anlarda serseri rüzgârların çalkalayıp durduğu karmakarışık su yüz...

SONSUZ OKUR ÖYKÜLERİ IV

Resim
Julian Patrick Barnes  (d. 19 Ocak 1946, Leicester , England ) “Seni seviyorum.” Önce bu sözcükleri bir rafa kaldırmalıyız;dirseğimizle kırmak zorunda kalacağımız bir camın arkasındaki bir kutuya; bir bankaya  koymalıyız. Onları bir tüp C vitamini hapı gibi ortalarda bırakmamalıyız. Bu sözler dilimize çok kolay gelirse düşünmeden kullanabiliriz; dayanamayız. . Söylemeyiz deriz ama söyleriz.  Sarhoş oluruz ya da yalnızlık hissederiz, ya da büyük ihtimale, düpedüz umutlanarak, bir de bakarız o sözleri sarf etmişiz, kullanmışız, kirletmişiz. Kendimizi aşık olmuş ve uygun düşüp düşmeyeceğini sınamak için kullandık sanırız. Söylediklerimizi kulağımız duyana kadar ne düşündüğümüzü nasıl bilebiliriz? Bırak bunları; geçerli değil. Bunlar büyük..... 23 KASIM 2011 Çarşamba 16:30-18:30 İletişim  Bilimleri Fakültesi’nin Kantini    

SONSUZ OKUR ÖYKÜLERİ III

Resim
FRANZ KAFKA  (1883 Prag-1924 Kierling) Bir sabah tedirgin düşlerden uyanan Gregor Samsa , devcileyin bir böceğe dönüşmüş buldu kendini . Bir zırh gibi sertleşmiş sırtın ın   üzerinde yatıyor , başını biraz  kaldırınca yay biçiminde katı bölmelere ayrılıp bir kümbet yapmış kahverengi karnını görüyordu ; bu karnın tepesinde yorgan , her an kayıp    tümüyle yere düşmeye hazır , ancak zar zor tutunabilmekteydi .  Vücudunun kalan bölümüne oranla ac ınacak kadar cılız bir sürü bacakçık , ne yapacaklarını şaşırmış, gözlerinin önünde aralıksız...... 2 KASIM 2011 Çarşamba 16:30-18:30 İletişim  Bilimleri Fakültesi Kantini

SONSUZ OKUR ÖYKÜLERİ II

Oğuz Atay Bir Bilimadamının Romanı Mustafa İnan 26 EKİM 2011 Çarşamba 16:30-18:30 İletişim Bilimleri Fakültesi Kantini

SONSUZ OKUR ÖYKÜLERİ I

Resim
SHAKESPEARE 26 Nisan 1564'te vaftiz edildİ, İngiltere-Stratford-Upon-Avon  – 23 Nisan 1616, İngiltere-Stratford-Upon-Avon) ROMEO VE JULİET Romeo:  Tüm göklerin en güzel yıldızlarından ikisi, yalvarıyorlar onun gözlerine işleri olduğundan: biz dönünceye dek siz parıldayın diye. gözleri gökte olsaydı, yıldızlar da onun yüzünde; utandırdı yıldızları yanaklarının parlaklığı. gün ışığının kandili utandırdığı gibi tıpkı. öyle parlak bir ışık çağlayanı olurdu ki gözleri gökte gece bitti sanarak kuşlar cıvıldaşırdı.’ Juliet:  Bana romeo’mu ver; sonra öldüğünde al da küçük yıldızlara böl onu; onlar göğün yüzünü öyle bir süsleyecektir ki, bütün dünya gönül verip geceye, tapmayacaktır artık o muhteşem güneşe… Romeo: Asaletim sadece aşkının tapınağına girdiğimde olacak içimde. Bir gün yıkılırsa bedenin başka ülkelerin çamurlu evlerinde: Bil ki bütün denizleri ayaklarına dökeceğim. Juliet:  Eğer sevgin azalacaksa gittikçe ç...

Okuma Listesi

Shakespeare, Romeo ve Juliet Oğuz Atay, Bir Bilimadamının Romanı Kafka, Dönüşüm Julian Barnes, 10.1/2 Bölümde Dünya Tarihi Onat Kutlar, İshak Umberto Eco, Prag Mezarlığı Yann Martel, Pi’nin Yaşamı Vüs’at O.Bener, Dost-Yaşamasız John Fowles, Koleksiyoncu İzak Babel, Odessa Öyküleri Chris Rojek, Şöhret Agatha Christie, Noel’de Cinayet Aldous Huxley, Cesur Yeni Dünya Alberto Manguel, Okumanın Tarihi  Georges Bataille, Edebiyat ve Kötülük  Rita Felski, Edebiyat Ne İşe Yarar? Herbert Fingarette, Kendini Aldatma Yusuf Atılgan, Aylak Adam Araving Adiga, Beyaz Kaplan William Golding, Sineklerin Tanrısı Bilge Karasu, Kısmet Büfesi George Orwell, Bindokuzyüz Seksendört Thomas De Quincey, Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet Orhan Pamuk, Beyaz Kale Meriç Eryürek, Tarumarname Beğen  ·  Gönderiyi Takip Etmeyi Bır