SONSUZ OKUR ÖYKÜLERİ

Geçmişten…

‘Scripta manent, verba volant. / Yazı kalır, söz uçar.’


Hemen herkesin bildiği bu deyiş, aslında yazıya değ

il, söze övgü düzmek için kullanılırmış. Başlangıçta, sayfadaki seslerin kanatlanıp uçabildiği düşünülürmüş. Sayfadaki sessiz sözcük ise hareketsiz ve ölüdür. Yazılı bir metin, yani, scripta ile karşılaşan okur, sessiz harflere ses vermekle, yani verba yapmakla yükümlüydü. Ruh vermeliydi.

Günümüzden…

‘Hayata, o bir seferlik araba yolculuğuna bitince yeniden başlayamazsın, ama elinde bir kitap varsa, ne kadar karmaşık olursa olsun, o kitap, bittiği zaman, anlaşılmaz olan şeyi ve hayatı yeniden anlayabilmek için istersen başa dönüp biten kitabı yeniden okuyabilirsin.’

Sözden yazıya, yazıdan kitaba… Şimdi de kitaptan tekrar söze dönerek, seçtiğimiz bir kitabı okuyup, o kitapla ilgili kendi öykümüzü anlatmayı düşünüyoruz.

Ekim ayından başlayarak, on beş günde bir  toplanmaya karar verdik. Her toplantıda, seçtiğimiz kitap üzerine konuşacağız. Bize katılmak ister misiniz?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SONSUZ OKUR ÖYKÜLERİ VI